Yaprak Dökümü

190
Görüntüleme

Sanat dünyasında yaprak dökümü sürüyor. Güzin Özipek’in ölüm haberini alalı fazla olmamıştı, Selim Naşit de gitti. Sanatçıların ardından yazılan yazılarda hep serzeniş vardır. İnsanlar o sanatçılara sahip çıkmamakla suçlanır. Kemal Sunal’ın, Barış Manço’nun ölümlerini hatırlayın. Sevenleri mezarı başında gözyaşı dökerken, bilgisayar tuşlarına yüklenen yazarlar bu ülke insanının vefasızlığından dem vurmayı marifet sayıyorlardı. Haklılık paylarını es geçecek değilim elbette. Ama sanatçıların bu ülkede her halükarda bir destekle sanatlarını sürdürebildiklerini düşünüyorum. Selim Naşit’i en son Her Şey Çok Güzel Olacak’ta izlemiştim. Filmin yardımcı rollerinde hatırda kalır bir oyunculuk çıkarmıştı Naşit. Metin Akpınar’ın bir TV programında söylediği “Bizi de yakında görmezden gelirler. Şimdilik başaltı rollerde sahip çıkılan sanatçılar var. Ama yakında bu furya da sona erer” cümlesini hayra yormak gerek. Sinema kendi değerlerini göz önüne alarak keşfetmesini de sürdürecek. Eşkıya ile başlayan süreç, Propaganda ile böyle bir dönemece girdi sanıyorum. Yılmaz Erdoğan’ın Vizon Tele’si de bildiğimiz kadarıyla yeni oyunculara ağırlık veriyor. Sinemada gençlik aşısı tutmak üzere. Buna çekimleri biten Sinan Çetin’in Romantik, Tunç Başaran’ın Abuzer Kadayıf, Derviş Zaim’in Filler ve Çimen, Nesli Çölgeçen’in Oyun Bozan, Ersin Pertan’ın Acı Gönül, Yavuz Özkan’ın Hayal Kurma Dersleri, Ömer Kavur’un Melekler Evi, Ahmet Çadırcı’nın Renkli Türkçe adlı filmlerini ekleyin. Ve daha sonra listede prodüksiyon aşamasında olanlar: Seçkin Yaşar’ın Sevgilim İstanbul, Serdar Akar’ın Dar Alanda Paslaşmalar. Çekim aşamasındaki filmler arasında ise Semir Aslanyürek’in Şelale, Ali Özgentürk’ün Balalayka’sını ve Sinan Çetin’in Komser Şekspir’ini de sayalım. Türk sinemasının bir canlanma dönemine girdiğine ilişkin iyi haberler bunlar.
Türkiye’nin zengin kültürel birikimini bu kadar da sahipsiz bırakmaya hakkımız olmadığını düşünüyorum. İnsanların daha çok deniz kenarlarını tercih ettiği şu sıcak günlerde turistlerin objektiflerinde kalan görüntülerin sadece kumdan, denizden ibaret kalmadığını, tarihini sahipsiz bırakmış bir milletin vurdumduymazlığını da karelere sığdıramadıklarını da görmemiz gerek. Krizleri seven bir ülkenin güzelliklerini gören insanları olmak için daha ne kadar bekleyeceğiz.

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Alâeddin Özdenören’le “Güneş Donanması... / Recep Garip
Aşka Dair Ne Varsa / Recep Garip
Yaprak Dökümü / Bunyamin Yılmaz
Teslimiyet / Özcan Ünlü
Dar Dik ve Kara / Hakan Özbek
Tümünü Göster