Teslimiyet

158
Görüntüleme

1.Ben sana şiir sundum efendim
Buz kesmiş bir nefesle üfledim neye… 
Yüreğimin terkisinde avladım cümleleri 
Söz çarşılarından korktum,          
en çok ben korktum                              
Düşmeyeyim diye döndüm sana, efendim.

Senin arastan son sığınağım… 
Kendimden kaçtıkça düştüm İm panayıra 
Göğsümde taşıdığını sükûtlar aşkına efendim 
Ömrümün orta kakın hükümlerine,                       
yön verdin. 
2.Beni iyi tanıyın.. Ben o değilim.                           
Bıraktığım sadece kitrelenmiş bir hayat             
Ağlamıyor göğsümde vızıldayan yürek. 
Adımı, en son benini adımı soludu tarih.
Mukavva adamların ve adımların                         
Yolunu inceltti bu karmaşa, bu kaos.                   
Çürüdü eleğimde insansız dualar
Göz çölümde seraba döndü bakışım.                    

Bir intihar provasından vazgeçtim                       
Yüzümü sana döndüm, beni koru efendim.        

3. Şimdi bu şehirde şaşkın ürkek ve bakir 
Ne kadar vücut varsa hepsi tedirgin.
Bir eski zaman eskizi kâğıtlara çizilen.
Grafikten yansıyan kurtarıcıyı bekliyor halk.
Ağır bir yenilgiyle kapanıyor kepenkler
Gök indiriyor perdesini güneşin.
Güneş ki, elinde kör ve sağır efendim…

4. Susadıkça göğe uçtum. 
Gökkuşağına iliştirdim özlemi 
Bir çocuğun gülüşünde dondurdum korkuyu
Bütün uykuları ben uyudum, efendim
Aç bana kalp sokağının kapılarını.

5.Korkunç, bir gürültüyle düşen yaprağa
döndür
Düşür beni sevgilinin omzuna…
Sıtmalı zamanlardan kurtar ırmakları,
Susuz yaşanabileceğini de öğret
Aspirin imparatorluğunda yaşayanlara.
Aşkla kör et gözlerimi efendim.
Çünkü beni bekliyor sevginin gizemli yolu…
Uçsuz bucaksız sen nehrine al kalbimi.

6.Gözyaşlarımı ateşe verdim efendim
Şimdi senin için coşan yanardağ gibiyim.
Yar olmayı özleyerek çoğaltıyorum kendimi.
Bir çeşmeye düşen su gibi nur içinde yatarak
Taptaze uykulara bırakarak ömrümü
Bir şaşkınlığın peşinden koşuyorum.
Aşk olsun sana, şehir beni boğuyor efendim
Şehir beni bürüyor kör bir pusulaya
Adını bundan böyle ben bile küreyemem…
Sokaklar bile alnı açık bir deniz…
Dinginliğim kendime, yoksa içim yanardağ
Günüm zehir zemberek, ipim sende
efendim…

7. Benim gördüğüm rüya yanıltıcı mı efendim?
Sesim çerçilerin elindeki bilye şıkırtıları.
Göğsümde taşıdığını nefes kaç  âhlık?
Alnıma sıkışan âr temiz mi efendim.
Saçıma yağan kar hangi çarşının malı?

8.O sevgili bir bilinç durağı bana
Radyolardan çalınmış aşk şarkıları adı.
Yüreğime kement atan çılgın ve ferah
Boğucu bir esenlik düşüme düşüveren…
O sevgili ömrümün en asil kıyameti
Ve mezarlıkları unutturan kuvvetini
Yıldızları saçma takıyor ki efendim
Her tel saçında yüksek gerilim hattı
Işıtan yağmurları ve yamacımdaki şehri…

9.Rüyayı gerçek eden beni Yusuf eyledi
Karanlığı delen yıldız sende efendim.
Kalpleri titreten muazzam aşk ülkesi
Bildim sende tamamlanır efendim.
10.Seni buldum efendim, onu hissettim
Yani tek bir çığlıkta bütünledim kendimi.
Tart kalbimi ve kabul et beni,
Damlayı kavuştur denize, denizi okyanusa
Ve beni bahtımın pırıltısına efendim…

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Alâeddin Özdenören’le “Güneş Donanması... / Recep Garip
Aşka Dair Ne Varsa / Recep Garip
Yaprak Dökümü / Bunyamin Yılmaz
Teslimiyet / Özcan Ünlü
Dar Dik ve Kara / Hakan Özbek
Tümünü Göster