Şirâze’den Şirâze’ye Saklı Mektuplar -36

yalan ile bir ömür ey yâr
bir kendimi kandırırım

seni yazmaktan vazgeçersem, yazamadığımdandır
gün gelir herkes ve her şey susar Şirâze
açanlar solmak, duranlar eğilmek, parlayanlar sönmek
ve gidenler dönmek zorunda hep
bu bir muammâ, sırrı bize açılmayan
sanırım üzerime düşen, bunu da sorgusuz kabul etmek

aç kargalar kışın havada dönerek uçar
belki ısınmak için, belki de sırf zaman geçirmek için…
penceremden onları izliyorum

ve şu soğuk havada nasıl donmadıklarına şaşıyorum
kar da yağıyor üstelik
gri gökte kara noktalar gibi görünüyorlar
çelimsiz aç kargalar

ara sıra pencereme konar
yuvaları var mıdır merak ediyorum

ağla Şirâze
benim ağladıklarıma
sen de ağla

sensizliğe, sensiz geçen her geceye ve onun sabahına
her gün aynı odada uyanışıma kızıyorum
yüzüme inen her çizgiye, her çizginin sensiz çekilişine yanıyorum
hiçbir evde sekiz aydan fazla kalmıyorum, hiçbir eşyayı sahiplenmiyorum
kendimi teselli için belki de, böylesi daha iyi diye düşünüyorum
hiçbir yere alışmadan yaşamak, kök salmamak, derin izler bırakmamak…
böylece geçmişin içine daha çok itiliyor, sadece orada yaşıyorum

akıl sağlığımdan şüphelendiğimi de kimseye belli etmiyorum
aslında ben bir delinin hayâlinden kaçmış başka bir deliyim
ya da çok emin olmamakla beraber, bunun böyle olmasını diliyor olabilirim

gri bir gök rahmet
sen bu rahmet altında sır gibi
inci mercan gibi
bir can gibi taşıdığım

sen bende hayat Şirâze
sen bende hep Şirâze

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

İnsan ve Sanat / Mahmut Celal Özmen
Adresi Firâri Sevmenin / Neşe Yeşilova
Temmuz Bildirisi / Reşit Güngör Kalkan
Açelya / Ferman Karaçam
Aşk ki / Taner Taştekin
Tümünü Göster