Şirâze’den Şirâze’ye Saklı Mektuplar -86

yoldayız
gerçekle rüya karışık ağar üzerimize sedefler
biraz Eylül, biraz yeşil ve Gdansk kehribarı
dal dal boyandığım renkler

sokaklardan geçerken, kuru kalabalıklar yorardı adımlarımızı
bu kadar iyi tanımak her sokağı, gidecek yerimiz olmadığındandı
hisar boyu yürür, en keskin uçurum kenarından aşağı bakardık
rüzgâra karşı, Cebeci’nin eski evleri uçurtmalarını yarıştırırdı

“Payas” derim şimdi uzak bir deniz kıyısında / portakal kokulu ve tuzlu

insan bu; hem sever bildiklerini, hem özler terk ettiklerini
hem biler öfkelerini her gece uykuya dalmadan
hem de kıskanır tüm güzellikleri Şirâze
insan bu, hem de değişir hiç farkına varmadan

burada, benim üzerinde durduğum dünya karasında
göller de var, bataklıklar da
nehirler dallanır doğu’dan batı’ya

okyanus kıstırır her yönden
gelememe neden değil coğrafya


orman kıyısından başlar loş endişeler

uçsuz bucaksız tehlikeler gider de gider
ardı Latin güney’in ve tozlu, biraz da ürkütücü
bilirim sağ çıkamam içine dalmayı denesem
Şirâze duydum ki masallar yaşarmış Bogota’da
âhû gözlülerden sıkça söz eden

duvarlar ördüm yüksek, görme içinde yaşayanı
her sabah yıktım hırsla ve belki aşkla, güneşle yükseldiler tek tek
ben de bıraktım bir şeyler yapmayı


kuşkuluyum, yoksa sen yok musun
kurgum, kafamda kurduğum, baş köşeme özenle oturttuğum
ve sıcak günlerin üstüne hep susuzluğum
yaşamaktan ben çok sıkıldım

boyum kadar küskünlüğüm
boyum kadar hüznüm
Bedevi ülkesinde çoktandır sürgünüm
biraz sana, biraz bana

çağırmıyorsun beni hiç
iş güç arasında, ne hazin şey, derdimi dert edinmiyorsun
ezberimde isimler, her karesi resimlerin; beni uzun zamandır anladım anmıyorsun
Şirâze, sen beni hiç okumuyorsun

adım Şirâze
andığım Şirâze
arandığım Şirâze
duvarlarıma nûn nakşediyorum

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Şirâze’den Şirâze’ye Saklı Mektuplar -86 / Şiraze
ÇAĞRIYA CEVAP / Ay Vakti
YALNIZIN BİR ADI DA; GÜLÜN ORTASI / Ali Yaşar Bolat
CAHİT ZARİFOĞLU’NU ANLAMAK / Şakir Kurtulmuş
ÇARLEK / Cevat Akkanat
Tümünü Göster