Aralık Issız Gibi

160
Görüntüleme

Eylül ve Haziran tema olarak işlenir de nedense Aralık hep geçilir. Oysa bir sene-i devriyedir, bir ihtiyarlamış yılın sekaratü’l-mevt halidir. Dönüşü olmayan hataların, bedeli mahfuz sevapların, değerli kılınmış zamanların ya da beyhude yaşanmış vakitlerin son kulvara girişidir. Siz insanların Aralık sonrası yeni yıl kutlamalarına, tebriklerine, coşkularına çok da aldanmayın. Onlar şuur altlarında Aralığı geride bırakmanın hüznünü yaşarlar. Halaylar yeni bir yıla girmenin korkusunu gidermek içindir, gelecek yılı güzel yaşamak anlamında değil. Bu korkulardır çılgınlıkların yapılmasına, geçen yılın eskimiş yüzüne maske takılmasına sebep olan. Ömür takviminden bir yaprak daha çevirmek, yeni sahifeyi açarken geriye dönmeden geleceğin kredilerini kullanmak gülünç olsa gerek. Aralıkta birikenleri bir iyicene gözden geçirin, dağarcığınızı bir iyicene kontrol edin ve yüzünüzde artan çizgilere yenisini ekleyen Aralığı kaputa sarma sevdasından vazgeçin.
Kayıplarımız ve kazançlarımız ortak değerlerimizdir aslında. Teknemizdeki hamurun mayası ve suyu gibidir. Ancak, kaybederken de kazanırken de, kendimizi kaybetmememizdir önemli olan. Bir yılın muhasebesini yaparken, geriye dönük hesaplarını çıkarırken, yanlışlar ve doğrular ekseninde yenilenme sürecine girmek erdem, hataları yok sayarak ve bizden sadır olduğu için hata olarak kabul etmemekte erdemsizliktir. Karakışın habercisi Aralık adeta bizi bir muhasebeye itiyor. Kendi iç dünyamızı sorgulamaya, kendi kendimizle hesaplaşmaya, yarınları verimli kılmaya teşvik ediyor. Tembelliğe, hantallığa, yıl sonu muhasebesi yapmadan çılgınlıklar yapmaya değil. Miladi yılın sene-i devriyesinde yarınlarda ümit olacak, hayatımızı anlamlı kılacak, bir adım daha ileri gitmemize sebep olacak bir nefis muhasebesine teşvik ediyor. Neler yaptığımızı ve neler yapabileceğimizi tespit etmek, ilk adımı atmak, yola koyulmak. Teslimiyet bundan sonradır ki ön hazırlıklar yapılmış ve cüz-i irade tekeffül etmişse, gerisine karışmamak gerekir.
Aralık ıssız gibi. Adeta, bir konağa benziyor. Bütün odaları mamurdur konakların ve kapıların ortak açıldığı bölüm aralıktır. Odalarda geceleyin ikamet edenler aralığa çıkamazlar, bir ürperti ve korku yaşarlar. Sanki konaklardaki aralıkla. Aralık ayının bir benzerliği vardır. Issızlık üzerine çökmüştür. Biri on bir ayın birikimini demetleyen ve mühürleyen, yeni bir mevsime kapılar açan… Diğeri konağın işlerliğine zemin hazırlayan ve ortak paydada buluşmanın merkezi olan… Tüm bu fonksiyonlarına rağmen ıssızlık vardır, sessizlik vardır. Neden olmasın ki sarı yaprakların hışırtısı artık olmayacak, ortalıkta kar ve soğuk hakim olacaktır. Aralık kendisini uğurlayanların hoş sedaları eşliğinde yeni bir yıla emanetini teslim edecektir. Konak aralığı da içe kapanan insanların yaprağı, meyvesi olmayan bahçesi. Dış kapının açılmasıyla, dışarıda sukuta eren hayat, burada yeni şekliyle görünecektir.
Aralık bir başka özellik daha taşır. Dış dünyayla ilişkisi kesilen insanlar, iç mekanlarda farklı faaliyetlere başlarlar. Toplu ve ferdi okumaların, çalışmaların yapıldığı sürece girişin kapısıdır adeta Ahmediye’ler, Muhammediye’ler, Bin Bir Gece Masalları Aralıkta okunmaya başlanırdı. Akşam oturmaları ve saatler süren hikaye anlatımlarının başlangıç zamanıdır. Dış dünyadan kopuş hüznü değil, adeta bir iç yenilenişi beraberinde getirmekte ve kaynaşmaya, dayanışmaya zemin hazırlamaktaydı. Aralık artık bu tadı vermiyor doğrusu. Teknoloji ve şehirleşen toplum farklı algılıyor ve yaşıyor. Böyle de olsa, okuma için, ilmi ve fikri gelişmeler için bahanelerden uzaklaşabileceğimiz ortamlar sunar bize. Kış kapıya dayanmıştır ve dış dünyaya azalan ilginin iç dünyamızla buluşacağı ve zenginleşeceği bir ortamdır. Her zaman değerli olduğu gibi, bu zamanı da kayda almak ve değerlendirmek gerekir.
Aralıkta yazılmış bir mektuptan notlar: Servetinize bir katkı da benden. Bu kitabı sırf okumanız için değil, kendinizi yorumlamanız ve fark etmeniz için gönderiyorum. Kayda almanız için bir de özdeyiş ekleyerek:
‘Müzdelife’de taş toplamayan, Mina’da şeytan taşlayamaz.’

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Ellerin / İhsan Aktaş
Aralık Issız Gibi / Şeref Akbaba
Zarif Bir Hayal Uğruna / Yusuf Çakan
Yine De / Hilal Bakan
Vakte Diken Sızmak / Alâaddin Soykan
Tümünü Göster