Türk Sinemasında İdeoloji

Zaman içerisinde değişen sosyal ve kültürel hayat, bakış açımızda Batı’nın ve resmî ideolojinin de tesirleriyle meydana gelen dönüşümler şüphesiz ki sinemaya da yansımış ve Osmanlı’nın son döneminde fikir akımları olarak değerlendirdiğimiz yönelimler, cumhuriyet sonrasında kimi zaman yeraltına inerek kimi zaman da su yüzüne çıkarak Batı’daki düşünce ekollerinden de etkilenerek birer ideolojik tutum olarak hayatımıza girmişlerdir.

Bizdeki gelişim tarihine bakıldığında ilk olarak belgesel filmlerle başlayan, kısıtlı kaynaklarla elden gelenin en iyisinin ortaya konma çabaları olarak nitelendirilebilecek sinemanın, taklitlerin ve suya sabuna dokunmayan filmlerin gölgesi altında ideolojik yaklaşımlara göz kırpması oldukça zaman almıştır. Konu olarak edebî eserlere, Batılı yaşam tarzına ve yer yer tarihî mevzulara yaslanan sinema ideolojiyle altmışlardan sonra tanışır ve günümüze kadar gelen süreçte bu ilişkinin izleri kimi zaman belirginleşir kimi zamansa –özellikle 12 Eylül sonrasında– neredeyse görünmez olur.

Türk sinemasında gerek çektiği filmler gerekse benimsediği tavrın bir sonucu olarak fikrî olarak sağlam temeller üzerine binâ ettiği sinema anlayışıyla önemli yere sahip olan Mesut Uçakan’ın “Türk Sinemasında İdeoloji” isimli eseri Sepya Yayıncılık ve Suat Köçer’in takdire şayan gayretleriyle ilk neşrinden 33 sene sonra okuyucuyla buluşuyor. Siyasî tarihimizde olduğu gibi sinemamızın gelişim serüveninde de sancılı ve şiddetli sancılarının sonunda ortaya çıkan ideolojik saflar genellikle aşk, güldürü ve yoksulluk temalı filmlerin gölgesinde kalsa da beyaz perdeye de birçok defa –yönetmen ve senaristin bilgi ve yeteneği ölçüsünde- yansıtılmıştır.

Mesut Uçakan’ın eseri sadece sinemayla sınırlı kalmayıp daha giriş bölümünden itibaren siyasal tablosunu da ortaya koymasıyla meraklısı için bir kaynak olarak da göze çarpıyor. Türk sinemasını derinden etkileyen toplumsal gerçekçilik, ulusal sinema, devrimci sinema ve millî sinema gibi ana damarları genç bir yönetmenin mümkün mertebe objektif ve bilimsel bir bakış açısıyla ele alma çabasını gözler önüne seren “Türk Sinemasında İdeoloji” çoğunlukla birkaç kodaman yazarın köşe yazılarından ve bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan isimlerin spekülasyonlarından oluşan sinema tarihimizin üzerinde hemen hemen hiç durulmamış bir noktasının altını çizen yegane eser olarak da dikkat çekiyor.

Kitabın bir diğer özelliği de yazarıyla 33 sene sonra aynı konular etrafında gerçekleşen bir söyleşiler demetini ihtiva etmesi. Sinema kitapları neşrinde özenle ve emekle mesafe almaya çalışan Sepya Yayıncılık tarafından okuyucuyla buluşan “Türk Sinemasında İdeoloji” her daim sinema meraklılarının sayfalarını karıştırabileceği bir eser olarak bizi selamlıyor.

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Kaybolan, Kaybeden, Kazanan… / Ay Vakti
Kıyametler Sürülür / Mehmet Baş
Yusuf u Züleyha Mesnevisi / Hilal Yılmaz
Yeni Bir Zamanı Başlatmak / Fatih Pala
Hasbihal / Emine Batar
Tümünü Göster