Hû Makâmı

247
Görüntüleme

Her istiğfar bir nedamet çığlığıdır tespihin tanelerinde. Kimi sırlı, kimi aşikârdır. Kimi mat, kimi ise parlaktır. Ummanın katrelerindeki her dönüş; bir tekâmül halkasını oluşturur. Her zikir ise, imamenin şahitliğinde yapılır. O imame ki, kâmil mürşit gibi gözler seyiri. Başparenin içinden geçen nefes gibi, doksan dokuz tanenin dizildiği ip de onun içinden geçer. İmamenin vazifesi bununla da kalmaz. Zira o, düğümü tutan unsurdur.Düğüm ise, sırdır. Sırrın ifşasının bedeli ise candır. Bu nedenle hep boynu büküktür imamenin. Hep içinden, canından bağlıdır… Düğümlüdür o.Dervişler zikre muhtaçtır. Ezkar-ül arifin tespihlere sıralanır. Diller hep farklı farklı döner. Kim neyi talep ediyor ve nerede bulunuyorsa…  Her kim neyi kaldırabiliyorsa, zikrin nevi de o çaptadır. Derviş vardır doksan dokuz esmayı, doksan dokuz zeytin çekirdeğine dizer. Derviş vardır doksan dokuz sıfatı, doksan dokuz’luk abanozda gizler. Derviş vardır doksan dokuz’luk kehribar ona yetmez. O, dokuz bin dokuz yüz doksan dokuzluk’luktan damlar kehribar kehribar…Ermiş vardır, tespihi yıldızlar, zikri ise dolunayın sırrıdır. Ermiş vardır, seher vaktinin kuşları gibi cıvıl cıvıldır. Ermiş vardır, kemane tornasında taneleri döndürür. Onun kelimeleri semada gezegenlerle beraber döner. Her bir gezegen, bir tanedir tespihte.Bir de “Hu” makamının erenleri vardır. Onlar ki âlemde ne başkalarını, ne de kendilerini duyarlar. Tek sestir sesleri… Tek soluktur nefesleri… Neydeki nağmedir her halleri. Neydeki perdelerdir menzilleri. Bir nida yükselirken son nefeslerinde. Secdede vav misali kıvrılmaları şahadetleridir o demde. Neva bile “Hu”  makamında, “Hu” sesinde. Arakiye gölgesinde, destar hattıyla yazılır kabir taşları: “El Baki… Huvel Baki” 

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Zamanda Ve Mekanda Ölçü / Üzeyir Süğümlü
Yeni Başlayanlar İçin Sevmek / Adem Özbay
Tahayyulât- Ah!… Minel-Aşk Ve Hâlâtihî / Şuayp Pişkin
Şirâze’den Şirâze’ye Saklı Mektuplar -42 / Şiraze
Rüya Kırıkları Bir Rüya Yontucusu / Yavuz Albayrak
Tümünü Göster