Geceyi Dinlerken

121
Görüntüleme

Kanın rengi kırmızıysa, bu akan ışık hangi sesBölüşüp ekmeği hamurdan yapılmış bir ağızlaÇoğalıyor giderek aydınlık denen kafesKorkuyla gidilecek yol kalmamış karanlıktaSes hangi birimizin, eski aydınlığı, kırılmışYenisine gittikçe varılmaz bir algıdaÖlmek denen varlıkta, hangi sular durulmuşHangi gün geçiyor, bu eksik yanılgıdaBu biziz ve yağmurun kadim ölgünlüğüdürBağırmak yokuşunda eski bir anayasaTutulmaktan arınmış uçurum günlüğüdürYaşasın hep yaşamayla, yaşlanan kalpte tasaKanın rengi kırmızıysa, gözlerim mi sükûnetDünyanın son kapısı eski bir mezarlıktaYıllar yılı besleyerek büyüttüğüm bu niyetBoynumda yafta gibi, ölümle pazarlıkta 

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Zamanda Ve Mekanda Ölçü / Üzeyir Süğümlü
Yeni Başlayanlar İçin Sevmek / Adem Özbay
Tahayyulât- Ah!… Minel-Aşk Ve Hâlâtihî / Şuayp Pişkin
Saklı Mektuplar-XXXXII / Şiraze
Rüya Kırıkları Bir Rüya Yontucusu / Yavuz Albayrak
Tümünü Göster