Türküyle Yoğrulmuş Şair; Mehmet Ragıp Karcı

Mehmet Ragıp Karcı; şiirle ve türküyle yoğurulmuş bir şair.

Şiirini türküye, türküyü şiirine katık eden bir şair.

Sadece türkü söylemekle yetinmiyor, bağlama da çalıyor. Hem de ustaca çalıyor, söylüyor.

İsmini ilk kez Eskişehir’de lise öğrencisiyken duymuştum. Deneme dergisini çıkaran arkadaşlarımız Ankara’ya gidince Gelişme dergisini çıkardılar.Mehmet Ragıp Karcı ismini ilk onlardan duydum. Güzel şiirler yazdığını, güzel türküler söylediğini anlatıyorlardı. TRT de çalışıyor, belgesel yapıyordu. Edebiyat dergisinde şiirleri yayınlanıyordu. Yayınlanan şiirlerini ilgiyle okuyorduk. 

Yeni Bir Sevda Süleymanı, Bir Başkasının Kitabı ve Tut Elimden Düşmeyelim başlıklı şiir kitaplarını bıraktı geride. Şiirlerle birlikte söylediği türküleri bıraktı.Türkü dinleme ustalığını bıraktı.

Son olarak yazı ve konuşmalarını kapsayan ‘Yakarış Temrinleri’ ile ‘Türkü Dinleme Temrinleri’ni bıraktı giderken.

Türküyü söylerken de, dinlerken de ustaca ve saygılı bir biçimde yapıyordu. Herkes onun  aynı zamanda iyi bir türkü dinleyicisi olduğu konusunda hem fikirdir.

Şiiriyle tanışık olduğunuz şairler vardır, kendisiyle yüz yüze görüşmemiş bile olsanız, sevdiğiniz şairler..

Mehmet Ragıp Karcı da benim için böyle bir şairdi. Şiiri ile tanıdım. Yeni Bir Sevda Süleymanı çıktığında ilgiyle okudum , sevdim şiirini ve  telefonla arayıp bu düşüncelerimi kendisiyle paylaşıp, tebrik ettim.

Yıllar sonra Kahramanmaraş’ta düzenlenen bir etkinlikte bir araya geldik. Beraber olduğumuz kısa süre içinde şiiri konuştuk. Şiir okuduk..Türküler söyledi biz dinledik. Programdan sonra gittiğimiz bir kafede oturup sohbet ettik, kendi şiirlerinden okudu bize. Kaldığımız otele döndüğümüzde yine sohbete kaldığımız yerden devam ettik türküler eşliğinde..

Şiirini yakından tanıdığınız şairle sohbetin tadını bilirsiniz. Kendi kendine gelişir o güzel sohbet. Hiç bitmesin istersiniz. Bizim şiir kitaplarımızı okuyamadığını fakat merak ettiğini ifade etti, mevcut kitaplarımızı kendisine gönderdim. Ardından Bir Nokta dergisinde, şiirimizle ilgili güzel bir yazısı yayınlandı.

Yanındaki konukları kim olursa olsun, türkü dinleyip dinlemediklerini sorar, türküyle arasında mesafe olanlara da  ‘neden türkü dinlemeliyiz’ sorusunun cevabını uzun uzun anlatır ve canlı söylediği

türkülerle devam ederdi.  Kahramanmaraş’taki etkinlik sırasında yaptığımız sohbet sırasında türkülerle ilgili bir kitap çalışması tasarladığını, konular üzerinde çalışmaya başladığını söylemişti. Vefatından bir süre önce ‘Türkü Dinleme Temrinleri’ni yayınladı.

Karcı, kitabın baş tarafında ‘neden türkü dinlemeliyiz’ sorusuna   ‘niyetim türkülerin taşıdığı melal sofrasındaki ehl-i dille sohbet etmektir’ diye cevap verir. Hazırladığı kitabın, insanoğlunun sanat dediğimiz vakıa  karşısında duyduğu hayret  duygusu ile, ‘görünen resmin arkasında görmezden gelinen  hayatlara dikkat çekmek’ olduğunu ifade eden Mehmet Ragıp Karcı  amaç ve düşüncesini şu cümle ile dile getirir: ‘Derdimiz türküleri, içindeki bütün yaşayan, yaşamaya çalışan bütün varlıklarla dinleyicisinin kulağı yoluyla kalbine ve kalbi yoluyla irfanına hissettirmektir.’

Karcı sohbetlerinde  sık sık dile getirdiği gibi kitapta da şair ve yazarların türkülere yakın olması gerektiğini söylüyor: ‘Türkü meselesini önce şairlere, hikaye ve roman yazan arkadaşlara tavsiye ettim..yüz yıldır bir zihni ve akli kasırga ile bizi kendi köklerimizden koparamasa da  sürekli olarak kılcal damarlarımıza asit damlatarak kurutmaya çalışıyorlar. Bu zehre hepimiz beyin ve kalp ağzımızı  uzatmış bekliyoruz. Oysa hemen yanımızda kendi toprağımızın pınarından akan tertemiz bir su var. Oradan içersek hiç olmazsa kendi hayatımızı ifade eden şeyler söylemeye başlarız.’

Karcı’ya göre şiirle türküler aynı damardan besleniyor..

Şairliği ve yönetmenliği yanında  aynı zamanda saz yapım ustasıdır. Ahşapla yakın teması vardır, iyi bir ahşap oymacısıdır. Evindeki mobilya eşyayı da türkülere eşlik eden bağlamasını da kendisi yapmıştır. Farsça bilir. Divan şiirini yakından tanır. Hafız’ın şiirlerini farsça aslından okur. Osmanlıcayı çok iyi bilir, TYB’de Osmanlıca dersleri vermiştir. Divan şiiri ve halk şiirinden beslendiğini söyler.

Pek çok yeteneği bir arada bulunduran, ender rastladığımız güzel insanlardandır Mehmet Ragıp Karcı.

En güzel şiirlerinden birisi olan  ‘Kainatın Efendisine’ şiirinden bir bölümle bitirelim:

‘Senin bir tek hatırana
bütün aşklarımı bağışlayabilirim
kederli ve memnun türkülerimi
çiçeklerimle
ağaçlarımla gözyaşlarımla
övgüler geçirip damarlarımın karanlığından
sözlerin ve kalbimin
elpençe divan durduğu
bakışına
zamana ve toprağa dayayıp alnımı
ve ellerimi
sen parmaklarından güneşler emziren çeşme
doyur beni’

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Şirâze’den Şirâze’ye Saklı Mektuplar -102 / Şiraze
Bilgi Ahlaktan Ayrıldığında / Enes Güllü
Irmak Akarak İçim / Güven Fatsa
Şehir Düşüyor, Ben Üşüyorum / Ali Bal
Derviş Günlüğü / Hüseyin Çolak
Tümünü Göster