“Gözlerinden İçime Bir Şiir Damladı Kan Kırmızı”

65
Görüntüleme

“gözlerinden içime bir şiir damladı kan kırmızı”

Karcı’nın “Yakarış Temrinleri” adı altında yazdığı bu anlamlı dizesi ile söze girmek istedim.

Mehmet Ragıp Karcı ile şiir vadisinde karşılaşmamız tabii ki şiir etkinlikleri ile gerçekleşmiş oldu birçok şair dostum gibi. İsimlerimiz aynı dergilerde yayınladığımız şiirlerin tanışlarıdır. Sonra bir vesile bir davet veyahut bir mecburiyetin oluşumu iledir. Şiir okumaların, günlerin, gecelerin belkide en büyük yararı şairleri bir araya getirmiş olmalarıdır. Konya Şair buluşmaları, Su Çıktı Şiir akşamları, Hazar Şiir Akşamları, Sapanca Şiir akşamları, İstanbulensis Şiir Festivali ve zaman zaman başka illerde, mekânlardayapılan etkinlikler.

Tanışıklıklar dostluklara doğru yol alıyor böylece.

Ragıp Karcı çeşitli meziyetleri olan bir kişi. Edebiyatın dışında şifalı bitkiler üzerine bilgisi vardı. Bir defasında Dursunbey’e gittiğimizde gündüz vakti haydi dağlara çıkalım kekik ve başka faydalı bitkiler toplayalım deyince yolakoyulduk. Bir hayli kalabalık olduğumuzu hatırlıyorum. Şairler dağa tırmanıyor, tabiatın koynunda ikram edilmiş yararlı bitkiler arıyor. Dağa tırmandık ben kekik toplamaya başladım. Eve döndüğümüzde şaşırdı tabii ev halkı. Dursunbey’e şiir okumaya gitmişiz ama bir torba kekik ile dönmüşüz. Bacağımda ağrılar olunca da onu aramıştım üç dört yıl önce ne tavsiye edersin diye. Çınar yaprağı önermişti.Kaynar suya çınar yaprağını at bir müddet beklet ılık olarak iç.

Tatbik ettim tabii. Faydasını gördüm.

4 Mayıs 2008 – Pazar

Dün öğleden sonra Topkapı Sosyal Tesisleri’nde şairlere bir yemek verdi Mazlumder. Sur içinde güzel bir mekân. Eski halini düşününce, bakımsız, mezbelelik yerler. Akıllarına gelmiş nihayet orayı oturulacak bir mekâna dönüştürmüşler. Fatih’in askerleriyle birlikte İstanbul’a girdiği kapının çevresi temizlenmiş oturulacak bir hale getirilmiş. Özgürlüğe Adanmış Şiirler adı altında bir gece yapmayı uygun görmüş Mazlumder İstanbul Şubesi ve bir hayli şairi davet etmiş. Davet edilecek şairleri tespit ederken birkaç isim de ben hatırlatmıştım. İyi oldu tabii. Çoktandır birbirini görmeyen şairler bir araya geldi.

Ragıp Karcı ile bir yıldan fazla olmuş görüşmeyeli. Yemekte şairler arası bir kaynaşma da oluyor tabii bu vesileyle. Yüz yüze tanışmış oluyorlar böylece. İsmen biliyorlar birbirlerini ama yüz yüze görüşmek, sohbet etmek, yakından tanımak başka oluyor.

Çay içme bölümüne geçince Ragıp Karcı hemen seslendi bana, gel hele yanıma, biraz laflayalım babından bir tebessüm ve gülümsemeyle. Aslında birazcık geçmiş yılların kırılmışlığı vardı üzerimde. Ama iyi oldu, kucaklaştık, hâl hatır sorduk birbirimize ve samimiyeti pekiştirmek için neredeyse ikimiz de bir şey olmamış gibi birer eski dost gibi sohbet ettik. Tabii gece Fırat Kültür Merkezi’nde şiirler okundu. Güzel bir programa ev sahipliği yapmış oldu Mazlumder.

Bugün öğlen vakti aradı Ragıp Karcı, Üsküdar Çınaraltı’ndayım gel de çay ısmarla, dedi. Mustafa Özçelik’ten almış numaramı. Mustafa Bey’in otobüs saati geldiği için Harem’e doğru yola çıkmış Kütahya’ya gidecek. Oturduk. Şiirden, hayattan konuştuk. Öğlen ezanını birlikte dinledik. Burada bu Üsküdar meydanında Mihrimah Sultan Camii ile Gülnuş Valide Sultan Cami yani Yeni Cami müezzinleri karşılıklı olarak ezan okurlar. Biri Allahuekber, Allahuekber, diye okur ve bekler, diğeri başlar okumaya. Böyle bir özelliği ve âdeti devam ettiriyor Üsküdar. Bundan çok etkilenmiş ve ezanları dinleye dinleye, “Ezanlar Şehri Üsküdar” diye bir şiir yazmıştım yıllar önce. Ragıp Karcı da biliyormuş buradaki âdeti. Sonra Yeni Camii’nin önünden kalkan Kadıköy dolmuşlarına bindirip yolcu ettim. Haydarpaşa’dan trenle gidecekmiş Ankara’ya…

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Şirâze’den Şirâze’ye Saklı Mektuplar -102 / Şiraze
Bilgi Ahlaktan Ayrıldığında / Enes GÜLLÜ
Irmak Akarak İçim / Güven Fatsa
Şehir Düşüyor, Ben Üşüyorum / Ali Bal
Derviş Günlüğü / Hüseyin Çolak
Tümünü Göster