Mor Menekşe Ve Papatyalar

251
Görüntüleme

Mor menekşe ve papatyaların birleştiği yerde

Sessizlik ve ben ve Nisan’da sen.
Birde Mart yanığı yüreğim.
Sen olmadan, sen olana dek sensiz.
Sen de Nisan’da doğacak
Hepsi Nisan’da, Nisan’la olacak.
Mart’ın yanığına Nisan merhem olacak.

Sen, söz verdiğin gibi geldin nisanda, bense beklemekteyim nedensizce mayısı hâlâ. Kış mevsiminin insanlar üzerinde bıraktığı kasvet psikolojisini eriten güneş, dış dünyada açılan güzelliğe mukabil gönül beyazlığının tezahürü ve yeşilin nöronların voltajını yükseltmesi… Güneş, yeşil ve beyazın görünmesi uğruna kışa ezildim, kendimce kışı ezdim…

Mor menekşe ve papatyaların birleştiği yerde

Nisana bekletmiştim seni
Ve nisanda beklemiştim gelmeni

Nisan yağmurları, mayısa hazırlıyor beni…
Yağmurlar yağdıkça ben olgunlaştım,
Sebepsizce sana durgunlaştım…

Mor menekşe ve papatyaların birleştiği yerde

Hissedişlerim hislere dönüştüğünde, karşımda seni buldum, sana tutuldum. Yağmurun sevgilisine kavuştuğu ve senin olmadığın zamanlar avutamadım kendimi. Kalbimin derinliklerinden gelen titremelerim gözyaşlarım olup, damlalara karışarak toprağa her düştüğünde muhayyilem sana tutuldu, sende tutuldu, senden tutuldu… Haykırışlarımın ardından sensizliğin sessizliği ölüm sessizliği gibidir benim için. Yağmur her kesildiğinde sensizlik ve sessizlik burkar yüreğimi. Nisan sürekli gönlümüze yağmur yağdırmaz, hafif bir rüzgâr çıkar, hepsini alıp savurur benden, sana dair ne varsa…

Mor menekşe ve papatyaların birleştiği yerde

Ve tekrar yağmur…

Yağmur yağmaya başlamadan önce bulutlar kararmaya başlar. Bulutların üzerlerindeki yoğunluk arttıkça, yağmur damlaları çaresiz düşürüverir. Nereye gideceklerini bilemeden boşlukta süzülmeye başlarlar. Bulutlar rahatlamıştır artık…

Mor menekşe ve papatyaların birleştiği yerde

Gözlerden sevgi için dökülecek damlalar gelmeden duyguların yoğunluğu öyle bir artar ki; gönül sıkışır, zorlanır ve nihayetinde salıverir gözyaşlarını çevreden saklarcasına… Gözyaşları, yerçekiminin etkisiyle tenin üzerinde kaymaya başlayınca bana fısıldar:

Mor menekşe ve papatyaların birleştiği yerde

Sevgini yücelt, gözyaşlarını akıt ve bir gün başakların olgunlaşıp boyunlarını bükmeleri gibi (ki sen sadece sevdiğine karşı bükeceksin boynunu…) olgunlaşacaksın. Sebat et, sebat et, sebat et… Sabit olmak için sebat et…

Mor menekşe ve papatyaların birleştiği yerde

Nisan olgunlaştırmak için döker yağmurlarını üşütmeden yüreğime… Mayısta gözlerine bakabilecek kudreti bulabilirim kendimde. Ya da bakamam gözlerine ve ben pişmeden yanarım. O zaman kaybederim seni, kendimi ve mayısı…

Mor menekşe ve papatyaların birleştiği yerde

Hasretine feda olduğum sevgili…
Hasretin midir beni ayakta tutan?
Ben miyim hasretin için ayakta kalan?

Sana sensizliği anlatamam. İçimdeki seni anlatabilir miyim? Bilmiyorum. Benim için sen benden de ötesin. Hayatımda hep bir umutla bekledim.  Neyi, kimi beklediğimi bilmeden… Sevgi çemberine girdiğim lahzadan beri ruhum farklı bir hüviyet kazanmıştı. Çember beni her sıktığında uykularım kaçar ve uyuyamaz olurdum. Sevgimin vermiş olduğu o doyumsuz ve unutamayacağım tadı gecelerle paylaşıyordum artık…

Mor menekşe ve papatyaların birleştiği yerde

Bunlar bende olanların küçük bir söylemidir sadece. Orası neresidir, nasıl bir yerdir diye soruyorsun şimdi… Mor menekşe ve papatyaların birleştiği yer, kendime değerler kattığım yerdir.

Ve bir ay vakti

sana âşık olduğum yerdir…

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Sürgün / A.Vahap Akbaş
Şiirin Gür Atı / Saatin Zembereği Erdem Bayazıt... /
Seyir Defteri Öyküleri – 2 / Naz
Selâm İle / Ay Vakti
Şehrin Kirpikleri Uzanıyor Karanlığa / Mustafa Küçüktepe
Tümünü Göster