Mustafa Küçüktepe

19posts 0comments

Yazar: Mustafa Küçüktepe

O Gündü Eylüldü

“o zalimlerin üzerine taş yağdırması için gönderilen sürü sürü kuşları görmedin mi, elbette gördün…” (Fil Suresi) bilginler, yaşlılar, kadınlar ve çocuklar hep birlikte haykırıyordu, “zalimler için yaşasın...

Kahroldum Sessizce

rüyalarımı taşladım kızgınlığımdan kendimi hiçe saydım ağladım kudurmuş öfkem fırladı sokaklara ağaç yapraklarını yoldum apansız saldırdım duygularıma kalemlerimi kalbime sapladım sonra yıldızlar gibi yapayalnız çaresiz...

TEBESSÜME HASRET ÇEKEN DUDAKLARIM

kör kuyuların sessizliği çökmüş geceye çelenkler gölgeliyor ruhumun sadeliğini ufkumun girdabına girmişim bir serinlik arıyorum eflatun vakitlerde tebessüme hasret çeken dudaklarım küskündür bu dünyaya incecik...

DEHLİZLER MUM AYDINLIĞINDA BİLENMİŞ

anneciğim neden suskundur gökyüzü kuşlar neden ağlıyor saçlarım taranmıyor okşanmıyor mektuplar neden yakılıp okunmuyor yıldızı mı kim çaldı anne   Venüs neden seher vakitlerinde şarkılar neden adını söylemez baharın şevki kırılmış ağıtlar susmuş imgeler...

DOKUNURSA AĞLARIM

Nakarat: sürgün ülkeden gelenleri eylül ağırlar gündüzleri ağartır gecenin yalnızlığını ak güvercin kanadı yollar ayağımı kanatır keklik sesleri dağları ağlatır     denizin sesi yankılı günler esrarlı benizler soluk büyüyor ayrılığı yılların saldırı halini alıyor mısralar ebrular resimler...

Sevgimin En Koyu Noktasında Kan Damlatan Savaş

Çekil git aramızdan ey zulüm Barış süzülüp aksın kalbimize Sabah rüzgarı ve ipek saflığıyla Sevgimin en koyu noktasına Kan damlatan savaş /Acıyı burnundan soluyan kadınlar Al yerine atmayı Tut yerine...

Sürgün Zamanları

eskiyen yıldızların yalnızlığını alıp bir hemşire damarlarımdaki kanla değiştirmiş olmalı aysız geceleri soluyor rüzgar denizin eskimez arkadaşlıklarıyla yapışıyor yakama tarihin kalıntıları söyleşiyor tenhalarda gizlice kıyılar deniz...

Özcan Ünlü’nün İki Kitabı: Besbelli Yalnızlık İle Ateş Güzeli

Özcan Ünlü, genç bir şair ve yazar. Hayatının baharında üretken bir insan. Henüz otuz üç yaşında bir genç olmasına rağmen dokuzuncu kitabını okuyucusuyla buluşturdu....

Kanayan Şehrin Çocuğu

şehrin en kanayan yerinde açtı gülleri yetim çocuğun kopardı akşamından yürüdü söyledi en sessiz şarkılarını taş yollarında şehrin antika köşelerinde geceledi çiçeklenmiş ağaçları kokladı annesinin yüreğini çekti içine soluklandı titredi üşüdü...

Dudaklarım Üşüyor

Dudaklarım üşüyor geceleyin Gurbet türküleri olsaydı diyorum Saz çalanda ellerim ısınırdı Dudaklarım üşüyor çıplak gecede Sevgili beni çağırsaydı diyorum Onu görende kalbim ısınırdı

Zehirli Sesim

ruhumun çıplaklığına kandı baykuşlar ölümcül kuşlar gece aydınlığına martılar sesime aldandı zehirli sesim boğuldu fırtınalarda gemiler limana parmaklarım bahara çıkamaz oldu zehirli sesim her şeyi ve herkesi aldatmıştı

Ateş Böcekleri

ay seyirli yürüyüşyıldızlı gecelerinde meranıntazı sessizliği çakal uluyuşugizemli gecelerinde meranınaklımı saklayıp avuçlarındatoprak yolların tozuna aldırmadanhayalleri ekerdi dedelerimiz tarlalaraatmacalar yorgun sığınmış kızgın dağlaraateş böcekleri yerleri...

KURGUSAL ÖLÜM

ilkin aşktan geçtik kayıklarla boğazdanbıraktık orada yaşam denen iğreti elbiseyiinorganik bir bağımız hiç olmadı olmayacakmumyalanmış cesetler süsleyecek rüyalarıilk aşklar lahitlere gömülecek bu yazınukaz panayırında...

Şehrin Kirpikleri Uzanıyor Karanlığa

bir kadının gözlerinde akşamlıyor denizdalgalar dalgalar çarpıyor kıyılarımaakşam oluyorgün batımışehrin kirpikleri uzanıyor karanlığakaranlık ki acıdır baldıran zehridiralır yıldızları içine abanırbir de evsizlerin üstünü bir...

rüveydanın ağıtları

gecenin koyusu aldı göz rengimigökkuşağı sakladı mısralarımıtoprağı avuçladım avuçladım toprağı darüveydanın ağıtları duyuldubuğday başaklarındangelincik kokusudağların kanayan yamaçları  

mustafa miyasoğlu ile söyleşi

“Kendiliğinden olmayan, her estetik modanın peşinde oluşturulan eserler bir çeşit yabancılaşmanın ürünüdür. Bu yüzden de bazı sanatçılar orijinal olayım derken marjinal duruma...