Abdullah Yıldırım

21posts 0comments

Yazar: Abdullah Yıldırım

MİADINI DOLDURA(MAYA)N EŞYALARIMIZ

Hatırlayanımız var mıdır bilmem; ama daha kaç sene öncesine kadar yaşamımızın olmazsa olmazlarından olan vefakâr, sadık bize içten tebessüm eden ne çok eşyamız vardı....

OKUR OLMAK

Bir metni okumanın oldukça çekici ve dayanılmaz bir tarafı olduğunu düşünüyorum. Entelektüel iştihamızı tatmin etmesi bir yana, okur olmak başka hiçbir uğ­raşının sağlayamayacağı çok...

EDEBİYAT VE İLİŞKİLER

Edebiyatı ne tür bir uğraşı olarak görüyoruz? Bu, her birimizin üzerinde düşünmesi gereken önemli bir sorudur. Çünkü biliyoruz ki, meseleler karşısında durduğumuz yer ve...

KALP KRİZİ

I. kestikçe bileniyor uzuyor sanki bıçak kestikçe büyüyor derinleşiyor yara sahi, ölüler neden katlanıyor ki bunca acıya II. hani ölecektim ellerim kan kesiği hani ölecektim uykuda melekler kalbime dolanan serçeler gibi yokluğun tunç...

AFRİKA

siyah teninde depreşen okyanus sandık yüklü gemilerde kayıp bir ovaya akmak için sanki ayrılıyor karadan ki sahte nutuklarla yahut kırbaç şakırtılarına ayarlı hükmeden aramların ebter...

MEÇHUL AŞK

                      aşk savaş bile olsa                       ...

HIRKASIZ ÜŞÜYEN ŞİİR

I. Gümrah ırmak türkülerini törpüleyen şehir Pusuda beklerken O şahbaz suları Kısır şehvetlere nasıl da kandırır Bütün azabıyla Çin günlerinin II. O gece bendim işte Parmaklarının değdiği yerde Bin parçaya bölünen Sensiz...

YALANLA GERÇEK ARASI

Sırlar ve yalanlarla dolu bir dünya bu. Derin bir yanılgı buhranı sarıp sarmalamış kalbimizi. Bir seraba yaslanmış gözlerimiz. Hayret etmeye yer yok aramızda. Öyle...

AŞK OLSUN

I. Aşk olsun Ellerinde mumlar ölüyor şimdi Sessiz göllere düşen Eski lepiska saçları Solgun teninde billur bakır Ve yağmurlu kırgınlıklarla Esmer bir kadın Bir tren olur ayrılıklar Sabahları istasyon çıkışında kaybolan II. Aşk olsun Lanetli bir...

YOL

Ay çıkıyor Aydınlanıyor yeryüzü Ellerin kalbimi dokuyor                    atlas              Saatler çalarken gecenin raksını Gülüşün oluyor gökte her yıldız Gözlerim sana her bakışında Bir deprem oluyor Ya da bir ırmak Uzuyor kalbimin kan...

ÜÇ BEYZA

Ay kırığı serpilmiş çehresine Gözleri güneş kaçağı Altın ışık Kollarını açsa gökyüzü güvercin Öyle ürkek bakıyor içeri Kalbine gür bir çeşme akıyor Sesinde titrek bir sevda Yolları umut üç beyza Önünde...

YAĞMURDAN ÖNCE

Yüreğim ay vaktine erer Ve  nil bir gül gibi akar içimde Ürkek gülüşler dökülür Kanlı yapraklarından İsmi ağır gelir dudaklarıma Islatır içimi hayali bile Çekip gidince Yağmurdan önce Umarsız aniden sessizce gider Gider...

GİDENLERDEN

seni andım içime geceden bir yıldız düştü haberin değdi dudaklarıma çamlıca'da yalnızlığın ortasında hatıra yüklü bir buluttu gözlerim kısık sesim vaveyla dolup taşan bir nehir gibi yanaklarımdan kopan acın düştü bir yasinin...

SİTEM

Serin bir rüzgârdan dinledim bu türküyü Bağlarbaşı'nda, bir yokuşu tırmanan Belli belirsiz Nazlı bir çiçeğin bile Masumiyetine aldırmadan Kan damlası gibi âh Bir kış günü En kırılgan yürekleri kavuran   Yalnız ve sessiz...

DUA

Sana yakarmak Avuçlarım göğe açık Parmaklarım kapının tokmağında Bir yatsı vakti Sana varan yollar Gül kokmaz bilirim Hira dağına sessiz çıkılmaz Çöl rüzgarıdır şimdi yüzümü okşayan İbrahim'in nefesi Hikmetinden ayrı...

TAŞ YARASI

Al bu kalbi Yalnızlığın soğuk duvarlarına Çarp Kumda çıplak adımların Şehri sarsan tavırlarına Ki ar gelsin artık Eski kırık gülüşmeler Ve bir incir gölgesinde Öyle yaslanmak arkaya Çünkü Kimse görmedim...