Fatma Çolak

30posts 0comments

Henüz Sonbahar

ellerimi tutsan da bir bıraksan da nasılsa bir çıban gibi patlıyor yarı gecede iskeletsiz tapınaklar ve piyango çekilişlerine                                                   göz kırparak hayatın o ağır ve ebruli ezgisi teçhizatsız...

Bağbozumu Saati

Bir yağmur ormanının uykusuna ayarladım İçimde ayaklanan bütün azabını şehrin Çıkar gibiyim şimdi sıtmalı sabahlardan Ve girer gibi Oyalı bir tabuta Annesiz çocuklar habire sayıklarken Asmasız çardaklarda Tutup bir müsamerenin En lekesiz...

Alacakaranlıkta Darp İzleri

kim bilir kaç kırlangıç ölür kaç yağmurlu akşam kaç fesleğen bir tren yapayalnız bir tren savururken hikayelerini bozkırlardan taşra istasyonlarına bir acıdan bir başka acıya bizdik...

Mahmur Hayat

Testim kırık anneciğim çeşmeler ne de uzak Konakladığım hanlar bile titrer haramilerden Tedirginim bu susuzluk ecelim mi olacak Donacak mı düşlerim ölü zemherilerden Sabır eylemek için kalbimi...

İstifa Eden Türbedârın Şiiri

herkesin bir adresi var, ketum ya da umarsızavlulardan geri teper aykırı tebessümlerhem huysuzlanır çocuklar korsanların sesindendemek bir adres erteler cüzamlı nehirleritenhalarda küfürbaz...

Kan Uyuşmazlığı

beşikler sallarım upuzun içlerinde yok kimse acınası bir sevdanın fidyesidir çocuklar ve ben dağıtıyorken solgun el ilanlarını yüz bulamam hiçbirinin gök gözlerine defterine asi yazılın bu sevdanın demeye şehrin bastırılmış...

Hayat Üst Başlığında Ölüm Tecrübeleri

can havliyle öptüğümüz kendi yüreğimizdi! sakınarak seyreyledik  göndere çekilen nisyanı şakaklarına kan düşen muharrem aylarını bir sanrıya dönüşünce yağmurun bekareti bu seyir seyir olmaktan çıktı yollar hem zarf hem...

Kırık Kalp Nakli

burası aynalar şehri yalçın suları boğan yanık izidir yollar ihbar eder her duamı her sofrada lokmalarımı sayar suya attığım kitap        suya düşman aynalar teslim almadan basma perdeleri gece mürekkebi kurumazdı...

Baba Evi

ben gölgemi soydumdu karanlığa değmedenKaf dağına tam bilet aynalardan geçtiydim maarif bilmez bir kuş sırça kelam üstünden süzülünce bildim ki...

İki Denizin Birleştiği Yer

iki deniz: iki can iki mestane cinnet, konuşur gibi susan fecr vakti damlar gibi bir kitaba iki damla kan ...

Gülümseyişler Trajedesi

bir kez doğuya baktım güz sarkınca camlardan taşlara kuş atınca tekmil kara kitaplar münzevi bir ses oldu çocukken çektirdiğim gözlerimi üpüryan gösteren...

Sahile Vuran Şiir

yükünü attığın yer kalbinden çok uzakta çok uzakta dalgaların sürüklediği deniz ağzı bir kuş lekesi, göğsü kurumuş kilden ilk yemini hayatın gömülüyor...

Tarla Kuşunun Defne Dalına Konup Şakıdığı Son Salı

uzun, eski, soğuk bir gece çok uzun, çok eski, çok soğuk bir gece toplandı bölük pörçük ne varsa,...

Yağmur Basan

Anlatırım sandım, anlatamadım kaç sonbahar geçtiğini sokağımdan bir teselli cümlesine tutunup, mesela: gidiyorum seni alarak, sen kal burada bırakma uzattığım bu şiiri...