Ayla Coşkun Ceren

7posts 0comments

Yazar: Ayla Coşkun Ceren

Mülteci

En ufak bir olumsuzlukta kapkara gözlerinden damlaları akıtıyor, sonra bir dokunma, bir gülümseme yetiyor, gözlerinin içinden tomurcuklar fışkırıyor adeta. Bazen konuştuğumu anlıyor, çoğu zaman...

Şimşir Kaşık

Kar biraz yağıyor, biraz duruyor. Rakkase gibi havada kar taneleri. Soğuk sisle beraber insanın içini ürpertiyor. Ocak ayının tam ortasındayız. Sabah on sularında tezgâh açıyor...

Ölüm ve Hatırlanmak

“Daha hayatı bilmiyoruz, ölümü nasıl biliriz ki?” demiş Konfiçyus. Hayatın anlamını tam idrak etmeden ve ölümü de unutarak yaşıyoruz. “Her ölüm erkendir.” sözü ne derece...

Kırmızı M.A. N ve Babam

Doğum tarihi 1972.Doğum yeri İstanbul. Evimizin önüne geldiğinde kırmızı rengi o kadar parlıyordu ki gözlerimizi alamıyorduk ondan. Babam içinde ne kadar büyüktü, ne ihtişamlı...

Kumsaldaki Babaannem

“Ohhh… Çok şükür Allah’ım. Harika bir sabah daha” böyle başlardı çocukluğumda günün ilk saatleri. Burnuma dünyanın en güzel kokusu kayısı ağaçlarından gelirdi....

Cemre Düştü

Hava güzel, yüzüme ılık bir rüzgâr değiyor. Cemreler düşmüş öyle diyor arkadaşlar. Önce havaya, sonra suya en son toprağa düşermiş. Eskilerin deyimi...

Bir Bardak Çay

Canım çay istedi. İyi demlenmiş bir çay olsa, dedim kendi kendime. Ya da, iyi bir çay demleyen… Bizim ki gene gitti. Çay demlemeden. Ehh...