Nurullah Genç

24posts 0comments

Yazar: Nurullah Genç

Dolar

sen kabala bilir misin kelebek su kaybetti gözlerini; körüm ben dünyanın tasına mazlumun canı devlerin yurduna bizde büyüyen en zehirli hüzün dolar; o vahşi dağlar düşer peşimize; ölürüz bırakmayız ırmakları...

Uyan Ey Kalbim

dünyayı bir tüy gibi takardım tuğlarına kutuplara dokunur, sahraları aşardım seni ben sürükledim yeraltı dağlarına bir ömür karabasan kuyulara düşürdüm uyan ey kalbim kervan gitti; zamanın tozu kaldı geride yolcuların...

Tempo

Sami Dekor’a Yiğitsen, öfkenle savaşmalısın Sertliğinle, çatılan kaşlarınla Silahın kan kokan dudaklarıyla Hıncın ateşiyle, kinin yurduyla Savaşmalısın, yiğitsen eğer Yavaş ol, daha da yavaş Böyle gözü kara yüklenmemeli Koparmamalısın papatyaların Aşk için kopmaya...

Zikzak

Birol Uymaz’a İnce görmelisin hayatı bir yerinden Ve öyle bir vurmalısın ki, toplar Yediveren olmalı ellerinde Bir o yana devrilmek Bir bu yana yürümekle olmuyor Olmuyor gecenin anılarına Bırakmak bir devin...

Turnike

Dön bakalım soldan sağa; yâr gelir Sağdan sola dön bakalım, nerdesin Dünya bir masadır, sana dar gelir Bir bakarsın, en muamma yerdesin Uçar uçar bir kelebek, kanat yok Konar...

Balıklar Bu Yüzden Kalabalıklar

Balıkçılara âşina olmasam da Balıkları yüzgeçlerinden tanırım Bazıları bulanık sulardan irkilmiştir Bazılarının kıkırdaklarında ıslak mendil izleri Korsan bakışları bazılarında Balıklar yazdığım şiirleri Nehirlerin gözyaşlarından bilmiştir Korkuyla yüzleşmenin ne olduğunu Toplar infilak ettiğinde...

Yakartop

Bırakın çocukları, oynasınlar Doyumsuz hayalleriyle büyüklerinin Katranlı sulara battıktan sonra Avuçları kuruyana değin Bırakın; ısınsınlar umutlarıyla Nasılsa üşüyecek büyükler bir gün Çocuklarının yüreklerinde Bu top sadece atanı değil Tutanı da yakıyormuş, beyzâdem Meğer...

SEN SÖYLE DERİM

Gökleri tutsa ellerim Bulutlardan akar terim Toprak bende seni bulur Tohumlar kalbinde beni Çürür gecenin kökleri Yıldızlar nerde kaybolur Aynalarda yalnızlığın Saçını örer kederim Beni gördüğün akşamın Rengini sen söyle...

GEL ARKADAŞ

yalnızlık dağları böyle rüzgârlı böyle karanlık olmadı; biliyorum kalp incinmişse ırmak kanlıdır derinden akar çürüyen insanlığın göz vâdilerinden, kulak kıvrımlarından duruldukça bulanan bulandıkça durulan neden...

umuttepede hüzün

Güller nasıl da hüzzam bir âyindi dudakta Dudaklar esrarına dokunmuştu bir gülün Mumyalanmış gibiyim bu çaresiz durakta Büyüsüyle o Leylâ çehrenin, o kâkülün     ş 11...

bir kaç deli güvercin

siyah belki aldatır içindeki beyazı talihin aynaları kırıyorsa, hüzündür sen hâlâ anlamadın ne baharı, ne yazı beni cehennem kılan o esrarlı yüzündür sen küçük bir...

Gecenin Ansızın Biteceğine Dair

(birinci bölüm) zakkum kokusu almayı bilemeyenin -gözlerinde alev tohumları, dudaklarında ölü kelebekler- ıssız merdivenler uyuyan dağarcığında kapkara bir adanın kalbinde yürüyen bir savaşçı sureti katran uyanmayı beklemektedir buzlar çözülmeyi...

15 TEMMUZ DESTANI

Selâm Fetih burcunda dirilen yiğitlere Ölüm yine vîrândır ve ândır şimdi ölüm Selâm, kıyam vaktinde vurulan yiğitlere Şehâdet ufkunda kan revândır şimdi ölüm Selâm,...

Çaresizsin

deveyi alsan bile kırılan kollarına iğnenin deliğinden geçmez ki; çaresizsin oysa bütün korkular çökecek üzerine her hücrende bir umut öldürecek kendini yollar varmaz bir türlü...

Muamma

muamma,ırmakların sustuğu yerde başlar mâlihûlya gözlerin her gece bir şehrâyin her yangın, bir volkanın yüreğinden koparak azgın bir ejder olup kollarında yavaşlar sana bir kez...

UYANIŞ

yol bir kuşu bekliyor, kuş bir şarkıyı son gecesinde mehtabın bakıyorsun görmediğin o sonsuz ırmaklarına bir şairin   insanlık tuzsuz ve soğuk bir yemeğin karanlığında   deli atlar geliyor yıkılan şehirlerin ölümü...