Nurullah Genç

28posts 0comments

Yazar: Nurullah Genç

Neylesin

Yavuz Sultan Selim İçin Neylesin görünmeyen bir güneşle tutulan Uğultulu rüyalar ortasında simsiyah Gülücükler dağıtan bir...

Gözdağı’nda Şehrâyin

hatıralar bir rüzgâr bekliyor hayâlince ufka dalan gözlerim meğer ne çok yalanmış şu bir avuç gökyüzü, birkaç yıldız ve gece İbrahim âteşinin...

Söyle Bana Hindiba

Kartallar uçar mı bir harâbeden Köprülerden benim yârim geçer mi Sen neden bu kadar güzelsin, bilmem Taşırsın yeryüzüne ebedî tohumları Ben ise...

Baykara

Mısır’ın ve dünyanın bütün zâlimlerine Kaybolmuş imanı, tükenmiş arı Siyah kapılardan girer baykara

NERDESİN

Bu bir muammadan arta kalan mı  Bu koyu karanlık şehir mi yoksa  Rivayet odur ki, ufuklardasın

Dolar

sen kabala bilir misin kelebek su kaybetti gözlerini; körüm ben dünyanın tasına mazlumun canı devlerin yurduna bizde büyüyen en zehirli hüzün dolar; o vahşi dağlar düşer peşimize; ölürüz bırakmayız ırmakları...

Uyan Ey Kalbim

dünyayı bir tüy gibi takardım tuğlarına kutuplara dokunur, sahraları aşardım seni ben sürükledim yeraltı dağlarına bir ömür karabasan kuyulara düşürdüm uyan ey kalbim kervan gitti; zamanın tozu kaldı geride yolcuların...

Tempo

Sami Dekor’a Yiğitsen, öfkenle savaşmalısın Sertliğinle, çatılan kaşlarınla Silahın kan kokan dudaklarıyla Hıncın ateşiyle, kinin yurduyla Savaşmalısın, yiğitsen eğer Yavaş ol, daha da yavaş Böyle gözü kara yüklenmemeli Koparmamalısın papatyaların Aşk için kopmaya...

Zikzak

Birol Uymaz’a İnce görmelisin hayatı bir yerinden Ve öyle bir vurmalısın ki, toplar Yediveren olmalı ellerinde Bir o yana devrilmek Bir bu yana yürümekle olmuyor Olmuyor gecenin anılarına Bırakmak bir devin...

Turnike

Dön bakalım soldan sağa; yâr gelir Sağdan sola dön bakalım, nerdesin Dünya bir masadır, sana dar gelir Bir bakarsın, en muamma yerdesin Uçar uçar bir kelebek, kanat yok Konar...

Balıklar Bu Yüzden Kalabalıklar

Balıkçılara âşina olmasam da Balıkları yüzgeçlerinden tanırım Bazıları bulanık sulardan irkilmiştir Bazılarının kıkırdaklarında ıslak mendil izleri Korsan bakışları bazılarında Balıklar yazdığım şiirleri Nehirlerin gözyaşlarından bilmiştir Korkuyla yüzleşmenin ne olduğunu Toplar infilak ettiğinde...

Yakartop

Bırakın çocukları, oynasınlar Doyumsuz hayalleriyle büyüklerinin Katranlı sulara battıktan sonra Avuçları kuruyana değin Bırakın; ısınsınlar umutlarıyla Nasılsa üşüyecek büyükler bir gün Çocuklarının yüreklerinde Bu top sadece atanı değil Tutanı da yakıyormuş, beyzâdem Meğer...

SEN SÖYLE DERİM

Gökleri tutsa ellerim Bulutlardan akar terim Toprak bende seni bulur Tohumlar kalbinde beni Çürür gecenin kökleri Yıldızlar nerde kaybolur Aynalarda yalnızlığın Saçını örer kederim Beni gördüğün akşamın Rengini sen söyle...

GEL ARKADAŞ

yalnızlık dağları böyle rüzgârlı böyle karanlık olmadı; biliyorum kalp incinmişse ırmak kanlıdır derinden akar çürüyen insanlığın göz vâdilerinden, kulak kıvrımlarından duruldukça bulanan bulandıkça durulan neden...

umuttepede hüzün

Güller nasıl da hüzzam bir âyindi dudakta Dudaklar esrarına dokunmuştu bir gülün Mumyalanmış gibiyim bu çaresiz durakta Büyüsüyle o Leylâ çehrenin, o kâkülün     ş 11...

Bir Kaç Deli Güvercin

siyah belki aldatır içindeki beyazı talihin aynaları kırıyorsa, hüzündür sen hâlâ anlamadın ne baharı, ne yazı beni cehennem kılan o esrarlı yüzündür sen küçük bir...