Şiraze

82posts 0comments

SAKLI MEKTUPLAR LXXVII

yüzümde gezinen gölgeyi görmesin diye, bakmıyorum karşımdakine. dokunmasın diye kimseye, ellerimi ceplerimde gezdiriyorum. gözlerim kapalı dinliyorum konuşmaları ve gülümsüyorum kendi hâlime. bil Şirâze: hâlim hâl değil, bu hâl hâlledilebilir türden...

SAKLI MEKTUPLAR LXXVI

79. âhenksizliğimin nedeni, bir melodinin hissedilemez eksikliği ya da tablodaki bir rengi unutması ressamın bu hareketsizliğimin, duran düşlerimin bir sebebi olmalı; göremediğim, idrâk edemediğim. “yok, vazgeçmedim” diyorum kendime günde yüz...

SAKLI MEKTUPLAR LXXV

78. sigaya çekmeli aşkın varsayımsal sonuçlarını “bilyelerim, bilyelerin, bilyeleri...” der gibi sıradan. ben rengini değiştirdiğimden beri dışımdakilerin ağır iş makinaları gibi kokuyor giysilerim ve suçsuzluğumun kanıtlarını topluyorum geçtiğim topraklardan; dur’madan,...

SAKLI MEKTUPLAR LXXIV

daha ne olsun, mutsuzluğun kıyısında yaşamak bu. buhur yakarak, tütsü koklayarak ve üstüne çiğ düşmüş, sis çökmüş günlerin anısına hürmeten yazarak Şirâze. kudüm ve ney, hüzün ve mey âhengiyle...

SAKLI MEKTUPLAR LXXIII

sen, üzerine yaz siyahla siyahın geceye karışıpolmasın şahidi tüm yazılanların.   hasbelkader aynı kareye düştük diye fotoğrafın birindeyürürken hasbelkader kesişti diye yolumuz Tandoğan’dave edeb î cümleler...

SAKLI MEKTUPLAR LXXII

  söz’ümün hüznü dün’ümün külü  kırılan kollarına dolanıyorum Anji’nin ağlamaklı  künh’ümsün, masalımı dağlarında büyüttüğüm çok oldu küskünüm ertesi olmayan buluşmalar vardır Şirâze, noktasız cümleler gibi...

SAKLI MEKTUPLAR LXXI

Şirâze’myağmurla gelip yeşerenve hiç gitmeyen.sil beni dilediğin heceden, geceden, hikâyeden ve şehirden.sormayacağım inan “ne, nerede, nasıl ve neden?” kar beyaz, üzerime iniyordu.      ayaklarım soğuk, buzlar...

Saklı Mektuplar LXX

yine yağmurla kesildi yolum, iliklerime kadar ıslağım,Avrupa’nın dondurucu nemi öldürüyor ciğerlerimi her solukta       ve seni anıyorum Şirâze, korkuyla kol kola.                        dün gece öldü diye...

Saklı Mektuplar LXIX

el-yevmsâkinim ve üzerimde bir hafiflikiç bulantılarımdan azâd, ifil ifil yakalıyorum uçuşan kelimelerişeb için, şev için, bil ki leyâl için Şirâze.tekilden çoğula giden gidene sağdan...

Saklı Mektuplar LXVIII

I.… sonra şarkılar söyledik hep beraber, çınladık koridorlarda,herkesle oluverdik tanıdık.bir de dibe vurmak için erken sandık,oysayağmur yağdı dasiliverdi adımızıaşkı elimizden kaçırdık.       Jane, usturuplu kelimeler...

Şirâze’den Şirâze’ye Saklı Mektuplar

69.     başladı her şey ve her şey bitti fevc fevc     baharla gelen yine baharla gitti mevc mevcAnkara’daıssız bir sokak ortasındabaşı hep öne eğikbiraz kekre, biraz yitiktek...

Saklı Mektuplar LXVI

68.                                              “fe” son hece.     “şiir ol” diye başladım ve başladığım yerde kaldım  şiire yaraşırsın, şiirle donanırsın, şiir misâl yaşarsın...      “benim şiirim ol” diye, seni ben yazdım Şirâze.  ...

Saklı Mektuplar

67.       gidenler gitti, bilmem ki nasıl geçtiler köprüden       cesaretimi ne zaman toplarım onu da bilmem gitmek için peşlerinden       ihtimâl hiç; üstelik korkum heyecanımı hep...

Saklı Mektuplar LXIV

Boğaz’ına kuşak gibi dolandığım İstanbul, surlarından baktığımda gözlerimden tanımıştı benikayıkların Milonga ritmine kapıldığım an yakaladığında eteğimden, huşû içinde bergüzar diye sundu serin sularına.hapsine razı...

Saklı Mektuplar…

65.                                    yâd edeceğim derken galat oldum                                    yine caymadım, akıllanmadım yine                                   serhân pusuda diye feryâd oldum                                   kubbeli şehrin kümbetlerinde şimdi garâbet var                                   şâd olasın...

Saklı Mektuplar -XV-

/ “bir gün beni sevmekten vazgeçersen; kendimibakır rengine boyayıp, ellerimi nar çiçeğine bandıracağım.belki yeniden seversin diye…”/ demiştin ya; o gün  bir gölge dolaşıyordu...aşkın terkettiği bir...