Hüseyin Çolak

5posts 0comments

Yazar: Hüseyin Çolak

Sıratını Geçtim Yokluğunun

Hep ikindi oluyor gün yolunu hecelerken Yatsıya nasıl hazırlanırsa bütün minareler Deniz öyle dalgın uzanıyor aramıza Dalları kırılmış bir ağaç kadar durgun...

Düşteki İşaretler

Akşam oluyor bir gemi ayrılınca limandan Ansız sönüyor kentin ışıkları Ben sonbahar oluyorum usulca Gitme, tenha bir kuytu ararken kuşlar Yüzü yağmurda unutulan çocuk Gözlerin rıhtımı oluyor günbatımının Utancın elleri...

SEDEF SANCISI

Sözleri var ipekten bir yağmur Süzülünce parmak uçlarından En ağır konuğu ağaran dağların Kuşlar ki karanlığına sığınır Göğerir bağrında rüyaların Cebinde isyan taşıyan Depremleri sarınıyor...

RÜYA

Susunca safran acıları çoğalıyor Hüzün yüzlü denizin çocuklarının Saklı bir bahçede örüyorlar umutlarını Vaktin yamalarını sarınıyor kalbim Yorgun gecekonduların bacalarında Aynalar susan bir dervişe...

KADER

Aşksızlık ağrısı Çağın kalbine dokunan En büyük aldanıştır yaşamak İçimizde yokluktan bir kaledir Şadırvan sesi ve servilerin çağrısı Dünya dalında çağla Uçurumun kenarında salıncak Umursamaz...