Nihat Dağlı

9posts 0comments

Yazar: Nihat Dağlı

Adı Kedi Olan Bir Martı Çığlığı

Kedi (u)mutluydu. Alevlenmiş kömürlerin yalımlarından dökülen sıcaklarla ısınmış ev­leri bilen biriydi. Kış soğuklarından ve dışarıdaki tehlikelerden uzak evlerde, bir sobanın yanıbaşında kıvrılıp uyumanın huzurunu yaşamıştı....

Neyi Kaybettiğini Hatırla

Yaşadığı yerde hep "güzel" kalan insanlar, zamanla, isimlerinden çok güzellikleriyle anılırlar. Biyolojinin çok ötesinde olan güzellikleriyle insana ve hayata yöneldiklerindendir ki, arkalarında, daha çok...

Sondan Baş Çıkar, Baş Sona Kalır

Bir şey hep bir şeyin devamı olarak başlar. Başlangıç ve sebep olarak gördüğümüz her şey, bir önceki şeyin küle dönmüş halinden dirilir veya sonucundan...

Şehirlere Bölünen Adamın Hikayesi

Yağmur sularıyla çoğalan, yaz sıcaklarıyla azalan çayın yeşillendirdiği bir köyde doğdum. Annemin ve babamın tanıdıkları olan, çocuklukları beraber geçmiş insanların arasına... Sokağa çıktığımda herkes...

Düş(tü)

Ad koydular çocuğa: KAYS Yüreklerin bir köşesi daima gamlı kaldı. Gören şaşkın, duyan şaşkındı; susmuyordu Kays. Ağlıyor, ağlıyordu. Bulutların yere ağladığı gibi ağlıyordu. Bilen yoktu sebebini bu ağlayışın. İskender...

Yolda

"Dünyanın bütün çiçeklerini yollarda, yolculuklarda görebilirsiniz.Ama kendi alçakgönüllü sardunyanızı yetiştirmek için bütün yolculukları ancak bir ev ikindisinde birbirine bağlayıp bir anlam çıkarabiliyorsunuz. Cümle kurmak...

Aşka Koşarak, Aşktan Kaçarak…

Aslında hepimiz birer hikaye antolojisiyiz. Yaşadığımız yerlerden, yürüdüğümüz yollardan hikayeler topluyoruz.Kalbimiz, biriktirdiğimiz hikayelerin içinde atıyor.Biz hikayelerimizi, onlar da bizi taşıyor. Yine bir akşam...

Şehir, İstanbul ve Benjamin’in Meleği

Şehir; yolların kenarında, efsane ve masalların yatağı dağların yamacında veya ovaların içinde kurulmuş köylerin ıssızlığına doğmuş çocukların zihninde, sağı solu kestirilmeyen bir şey olarak...

Aşkın Kurbanı

İLK SÖZ Kardeşlerim! Derim ki, "bildiklerimiz"e böylesine bel bağlamamız ve onları tartışmasız "doğru" kabullenmemiz, bizi yanlış patikalara sokuyor. Hepimiz şuna inanıyoruz ki, en çok güvendiğimiz...